ÜYE GİRİŞİ
TEKLİF AL
BİZİMLE ÇALIŞMAK
İSTER MİSİNİZ ?
Okunma Sayısı: 130707.10.2019Yazar:Barış Erdem DANIŞMANLIK
İş Kazalarının İşçinin İşverene Maliyeti Açısından Değerlendirilmesi

İşçinin işverene maliyeti deyince işverenlerin sigortalılarına prime esas kazançları üzerinden ödedikleri sigorta primleri, ücretleri, gelir ve damga vergileri, ikramiye, fazla mesai ve yol parası gibi nakdi ödemeler ile giyim ve yemek yardımı gibi ayni ödemeler gelmektedir. Bu çalışmada spesifik olarak iş kazalarının işveren üzerindeki maliyeti sigorta priminin dışındaki bir boyutta incelenmiştir. Bu boyut, iş kazası olayında kusuru bulunan işverene SGK tarafından uygulanacak rücu sürecinin işverene yükleyeceği ek maliyet olarak tanımlanabilir. Bu nedenle iş kazasının tanımı, kapsamı, bildirilmesi, soruşturulması ve iş kazası geçiren sigortalıya sağlanan haklar ile bağlanan gelirlerin hesaplama usulleri gibi konulara çalışmada yer verilmemiştir.

5510 sayılı Kanunun 81’inci madde birinci fıkra (c) bendine göre iş kazalarını da kapsayan kısa vadeli sigorta kolları prim oranı, prime esas kazancın %2’si olarak belirlenmiş ve bu oranın tamamının işveren tarafından ödenmesi hükme bağlanmıştır. 2019 yılı için belirlenmiş prime esas kazancın alt sınırına göre bir hesap yapıldığında bir sigortalının işverenine kısa vadeli sigorta kolları açısından maliyeti 2.558,40 TL x %2 = 51,17 TL olarak karşımıza çıkmaktadır.

İş kazası bakımından işveren ve üçüncü kişilerin sorumluluğuna ilişkin uygulamalar 5510 sayılı Kanunun 21’inci maddesiyle düzenlenmektedir. İlgili maddede “iş kazası, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, SGK tarafından sigortalıya veya hak sahiplerine 5510 sayılı Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, SGK tarafından işverene ödettirilir” hükmü yer almaktadır. Ayrıca aynı maddede, işverenin söz konusu iş kazası olayını 5510 sayılı Kanunun 13’üncü maddesinde belirtilen sürelerde SGK’ya bildirmemesi halinde, bildirim tarihine kadar geçen süre için sigortalıya ödenecek geçici iş göremezlik ödeneğinin SGK tarafından işverenden tahsil edilmesi yönünde de bir hüküm mevcuttur.

5510 sayılı Kanunun yukarıda bahsedilen hükümlerinin dışında “peşin sermaye değeri” kavramına değinmenin de faydalı olacağı düşünülmektedir. Peşin sermaye değeri, 5510 sayılı Kanunun “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinde, SGK tarafından Kanunun ilgili maddelerinde belirtilen giderlerin yaş, kesilme ihtimali ve yine SGK tarafından belirlenecek ıskonto oranı dikkate alınarak hesaplanan tutarı olarak tanımlanmıştır. Peşin sermaye değeri, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin (SSİY) 46’ıncı maddesinde daha detaylı tarif edilmiştir. Buna göre, SGK tarafından 5510 sayılı Kanunun ilgili maddelerinde belirtilen giderlerin, yaş, kesilme veya yeniden bağlanma ya da hak sahipliği nedeniyle sonradan gelir veya aylık bağlanma ihtimalleri ve yüzde beş ıskonto oranı dikkate alınarak hesaplanacak tutarı tespit etmek amacıyla peşin sermaye değeri tabloları hazırlanmaktadır. Hazırlanan tablolar, demografik ve ekonomik değişiklikler nedeniyle Kurumca gerekli görülen hallerde güncellenebilir. İlk peşin sermaye değeri, gelir veya aylığın başlangıç tarihinde yürürlükte olan peşin sermaye değeri tablolarına göre belirlenecektir.

SGK, SSİY’deki güncelleme hükmüne dayanarak zaman içerisinde değişen ekonomik ve demografik koşullara göre peşin sermaye değeri tablolarını güncellemiş ve rücu işlemleri için kullanılacak söz konusu bütün tabloları 2011/58 sayılı Genelgeye eklemiştir. Buna göre, iş kazası olayı 2008 yılı Ekim aybaşından önce gerçekleşmiş ise 2011/58 sayılı Genelgenin Ek-26’sındaki tablolar, 2008/Ekim ayı başı ile 25/09/2012 tarihleri arası gerçekleşmiş ise Ek-27’deki tablolar, 25/09/2012 tarihinden sonra gerçekleşmiş ise Ek-41’deki tablolar rücuya esas peşin sermaye değerinin hesabında kullanılacaktır. Bahsi geçen eklerde yer alan tablolar, kaza geçiren sigortalının cinsiyetine veya kaza geçiren sigortalının ölümü halinde hak sahibi konumundaki kişi veya kişilere göre (eş, çocuk, ana veya baba) ayrı ayrı hazırlanmıştır. Söz konusu tablolar yıllık 100 TL’ye göre hazırlanmıştır. Bu yüzden rücuya esas tutar hesaplanırken önce hangi tablonun kullanılması gerektiği tespit edilir. Daha sonra tespit edilen tabloda, sürekli iş göremezlik geliri bağlanan kişinin yaşının yer aldığı satırın yanında yazılı olan peşin sermaye değeri 100 sayısına bölünür. Ardından elde edilen sonuç söz konusu kişiye bağlanan gelir ve 12 sayısı ile ayrı ayrı çarpılır. Çıkan sonuç iş kazası olayında kusuru bulunan işverenin kusur oranıyla çarpılmak suretiyle söz konusu işverene rücu edilecek tutar nihai olarak elde edilmiş olur.  

Çalışmanın bu bölümünde çeşitli senaryolara göre iş kazası olaylarında kusuru bulunan işverenlere yönelik açılacak rücu davalarında söz konusu işverenlerin karşılaşabilecekleri ilave maliyetler mukayeseli olarak gösterilecektir. Örnek olarak, 2019 yılının Ekim ayında prime esas kazancın alt sınırı üzerinden çalışan 30 yaşındaki bir erkek sigortalının iş kazası geçirdiği ve bahsi geçen iş kazası olayında SGK tarafından yapılan tahkikat sonucu söz konusu sigortalıyı çalıştıran işverenin %20 oranında kusurlu bulunduğu, kaza geçiren sigortalının %10 oranında sürekli iş göremezlik derecesine sahip olduğu varsayılsın (5510 sayılı Kanunun 19’uncu maddesinin birinci fıkrasına göre, Kurum Sağlık Kurulunca geçirilen iş kazası sonucu meslekte kazanma gücü en az % 10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalı, sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanabilmektedir). Bu varsayımlar altında sigortalıya bağlanacak sürekli iş göremezlik geliri 179,09 TL olacaktır. Elde edilen bu tutar bir önceki paragrafta anlatıldığı şekilde ilgili peşin sermaye değeri tablosunda yerine yazılırsa 40.297,81 TL’lik rücuya esas tutar tespit edilmiş olur. Bu tutar işveren iş kazası olayında %20 oranında kusurlu olduğundan dolayı %20 ile çarpılır. Bu çarpım sonucu elde edilen 8.059,56 TL’lik tutar işverenin ödemesi gereken nihai tutardır. 2019 yılında prime esas kazancın alt sınırından çalışan, 5510 sayılı Kanunun 81’inci maddesinin (ı) bendinde belirtilen 5 puanlık prim teşvikinden yararlanan, bekar ve çocuksuz bir sigortalının işverene maliyeti ücret, vergi ve tüm sigorta kollarına ilişkin primler dahil aylık 3.006,12 TL’dir. 8.059,56 TL’lik tutar bu tutarın yaklaşık 2,7 katına tekabül etmektedir. Başka bir deyişle işverenin katlanmak zorunda olduğu 8.059,56 TL’lik ilave maliyetle 2,7 ay boyunca ücret, vergi ve primler dahil bir sigortalı çalıştırılabilir. Aynı örnekte iş kazası geçiren sigortalının prime esas kazancın 2 katı üzerinden çalıştığı, geçirdiği iş kazası sonucu meslekte kazanma gücünü %50 oranında kaybettiği ve işvereninde iş kazası olayındaki sorumluluğunun %50 olduğu varsayılsın. Bu sefer işverenin ödemesi gereken rücu tutarı 201.498,04 TL olacaktır. Bu tutar prime esas kazancın alt sınırından elde edilen aylık 3.006,12 TL’lik sigortalı maliyetinin yaklaşık 67 katına tekabül etmektedir. Görüldüğü gibi iş kazası olayındaki parametreler işveren aleyhine ne kadar güçlü ise işverenin ödemesi gereken prim, ücret ve vergi dışı ilave maliyetlerde o kadar güçlü bir şekilde artmaktadır.

Sonuç olarak işverenlere, iş kazası olaylarına karşı önlem alırken hukuki sorumluluklarını eksiksiz olarak yerine getirmeleri ve bu sorumlulukların takibini yaparken daha özenli olmaları tavsiye edilmektedir. Aksi taktirde bir önceki paragrafta çeşitli senaryolara göre örneklendirilen ilave maliyetlerle katlanmaları kaçınılmaz olacaktır. Hesaplanan bu maliyetler iş kazası sonucu kusuru bulunan işverenlerin rücu sürecine göre SGK’ya karşı olan mali sorumluluklarını yansıtmaktadır. Bu maliyetler dışında işverenler iş kazası davalarında sigortalılarında maddi ve manevi tazminat içeren durumlarla da karşı karşıya kalabilmektedir ki bu durum, bu çalışmada bahsi geçen ilave işveren maliyetleri dışında değerlendirilmelidir.            

İLETİŞİM Ankara Merkez : Mithatpaşa Cad. No:16/21 Çankaya / Ankara +90 (312) 4333435 ankara@bariserdem.com
İstanbul Şube : Feneryolu Mah. Atılay Sok. No:4/17 Kadıköy / İSTANBUL +90 (216) 6881417 info@bariserdem.com
Copyright © 2016 BARIŞ ERDEM Danışmanlık web tasarım studyocrea