ÜYE GİRİŞİ
TEKLİF AL
BİZİMLE ÇALIŞMAK
İSTER MİSİNİZ ?
Okunma Sayısı: 466519.08.2019Yazar:Barış Erdem DANIŞMANLIK
İşçi Alacaklarına İlişkin Arabuluculuk Kararları Sonrasındaki SGK Yükümlülükleri

4857 sayılı İş Kanunu’nun “Geçersiz sebeple yapılan feshin sonuçları” başlıklı 21 inci maddesinin birinci fıkrasında;

İşverence geçerli sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı mahkeme veya özel hakem tarafından tespit edilerek feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işverenin, işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorunda olduğu, işçiyi başvurusu üzerine işverenin bir ay içinde işe başlatmaması halinde işçiye en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat ödemekle yükümlü olduğu,

 İkinci fıkrasında, mahkeme veya özel hakem feshin geçersizliğine karar verdiğinde, işçinin işe başlatılmaması halinde ödenecek tazminat miktarını da belirleyeceği,

Üçüncü fıkrasında, kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer haklarının ödeneceği,

Dördüncü fıkrasında, mahkeme veya özel hakem, ikinci fıkrada düzenlenen tazminat ile üçüncü fıkrada düzenlenen ücret ve diğer hakları, dava tarihindeki ücreti esas alarak parasal olarak belirleyeceği,

Beşinci fıkrasında, işçi işe başlatılırsa peşin olarak ödenen bildirim süresine ait ücret ve kıdem tazminatının, yukarıdaki fıkra hükümlerine göre yapılacak ödemeden mahsup edileceği, işe başlatılmayan işçiye bildirim süresi verilmemiş veya bildirim süresine ait ücret peşin ödenmemişse, bu sürelere ait ücret tutarının ayrıca ödeneceği,

Altıncı fıkrasında da, işçinin, kesinleşen mahkeme veya özel hakem kararının tebliğinden itibaren on işgünü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorunda olduğu, işçinin bu süre içinde başvuruda bulunmaması halinde, işverence yapılmış olan feshin geçerli bir fesih sayılacağı ve işverenin sadece bunun hukuki sonuçları ile sorumlu olacağı,

öngörülmüştür.

Dolayısıyla işçi, kesinleşen mahkeme veya özel hakem kararının kendisine tebliğinden itibaren on iş günü içinde işe başlamak için işverene başvurmazsa (1) veya bu süre içinde başvuruda bulunmakla birlikte işverenin usulüne uygun daveti üzerine işe başlamaz ise (2), feshin geçerli nedene dayanmadığı konusunda kesinleşen mahkeme kararına rağmen, fesih işlemi bu defa geçerli olacağı için, bu durumda, işçi İş Kanunu’nun 21 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkrasında yer alan iş güvencesi tazminatı ile en çok dört aya kadar boşta kaldığı sürelere ilişkin ücret ve diğer haklarını talep edemeyeceğinden,   işverenin  sosyal güvenlik kurumuna   prim belgesi verme ve sigorta primlerini  ödeme yükümlülüğü  de olmayacaktır.

İşe iade davası sonucunda verilen kararlar üzerine akdin feshine ilişkin işlem yok hükmünde sayılmış olduğundan, iş mahkemesi kararına istinaden sigortalıya verilecek 4 aylık sürenin bitim tarihi itibariyle yeni bir sigortalı işten çıkış bildirimi düzenlenecektir. (SSİY Md. 25/7)

Dolayısıyla İş Mahkemesi kararına istinaden sigortalı, tekrar çalışmaya başlarsa,  işe başladığı tarihten itibaren sigortalı işe giriş bildirgesi ile bildirimi ve diğer sosyal sigorta yükümlülükleri yerine getirilecek olup, bu tarih ile İş Mahkemesi kararına istinaden sigortalının  hizmetine eklenilen ilave 4 aylık (120 gün değil) hizmetinin bittiği tarih ile tekrar çalışmaya başladığı tarih arasındaki süre için sıfır gün ve sıfır kazançlı aylık prim ve hizmet belgesi  alınması söz konusu olmayacaktır.

12/10/2017 tarihli, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 24 üncü maddesi ile 6325 sayılı Kanunun 18 inci maddesine eklenen dördüncü ve beşinci fıkralarla, taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladıkları anlaşma belgesinin icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılacağı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamayacağı hükümleri yer almaktadır.

 Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren artık İş Mahkemesine direkt müracaat edilememekte arabulucuya müracaat sonucunda uzlaşma olmadığı takdirde iş mahkemelerine dava açılması gerekmektedir.

6325 sayılı Kanuna istinaden işveren-işçi ilişkisinden kaynaklanan bir uyuşmazlığın (alacak ve işe iade hususları ile sınırlı) arabuluculuk süreci sonucunda anlaşma ile sona ermesi durumunda imzalanan arabuluculuk anlaşma tutanağının mahkeme kararı niteliğinde sayılması ve Sosyal Güvenlik Kurumu’nun iş ve işlemlerinde mahkeme ilamı vasfında kabul edilerek işlem yapılması gerekmektedir.

Arabuluculuk kararlarının incelenmesi sonucunda;

a)  İşçi ile işverenin veya tarafların avukatlarının işe başlatılmama konusunda anlaşmaları durumunda, iş akdinin feshedildiği tarihten sonraki dönem için kişinin sigortalı sayılıp sayılmayacağı, sigortalı sayılacak ise bu sürenin İş Kanunu’nda belirtilen 4 aylık süre mi olacağı, yoksa akdin feshedildiği tarihi takip eden tarih ile uzlaşma tutanağının düzenlendiği tarih arasındaki süreye ilişkin mi sigortalı sayılacağı,  

b) Sigortalı sayılmaması gerektiğine karar verilmesi halinde kendisine yapılan ödemenin ücret mahiyetindeki ödemeleri de kapsaması halinde iş akdinin feshedildiği tarihten geriye doğru hangi ay/aylar itibariyle prime tabi tutulması gerektiği,

c) Ücret ve ücret mahiyetindeki ödemelerin olması halinde geriye doğru düzenlenecek olan aylık prim ve hizmet belgelerinin cezasız olarak son verilme ve sigorta primlerinin ödenme tarihlerinin ne olması gerektiği,

d) Arabuluculuk süreci sonucunda düzenlenen anlaşma belgelerinin uygulanması sırasında sosyal güvenlik kurumunca yapılması gereken işlemlerin cezasız olarak yapılması gereken bir sürenin olup olmadığı,

Yine bu kararların tarafların avukatlarının da katılarak imzalanması halinde mahkemeden şerh verilmesine gerek olup olmadığı,

Hususlarında tereddütler henüz çözülebilmiş değildir.

Bu nedenle arabuluculuk anlaşma belgelerinin incelenmesinden; genellikle başvurucunun talebinin işe iade edilmesi yönünde olduğu, bu talebin işverence kabul edilmediği, tarafların işe iadeye bağlı hak alacak ve tazminatın ödenmesi hususunda anlaşmaya vardıkları görülmektedir.

Arabuluculuk kararı ile sigortalının işe başlatılmaması hususunda anlaşmaya varıldığı dikkate alındığında, iş akdinin feshedilmesi işlemi bu defa geçerli olacağı için, dolayısıyla iş akdinin feshinden sonraki süre için sigortalının sigortalılığı söz konusu olamayacağından bu süre için işverenin Sosyal Güvenlik Kurumu’na aylık prim ve hizmet belgesi verme ve sigorta primlerini ödeme yükümlülüğü de kalmamaktadır. 

     Bu nedenle arabuluculuk kararına istinaden iş akdinin feshinden sonraki süreye ilişkin sigortalıya ödenmesine hükmedilen tutarlara istinaden Sosyal Güvenlik Kurumu’na bildirim yapılmaması, dolayısıyla ödenen tutarların prime tabi tutulmaması ayrıca işçiye boşta geçen süreler için hizmet kazandırılmaması gerekmektedir.

Ancak, ücret ve ücret niteliğindeki ödemeler,  ilişkin oldukları yani hak edildikleri ay/aylar, diğer ödemeler ise ödemenin yapılmış olduğu ayın kazancına dahil edilerek sigorta primi kesintisine tabi tutulmakta olduğundan,  arabuluculuk sözleşmelerinde ödenmesi uygun görülen izin ücreti gibi  hak edilen ancak kullanılmayan izinlere ilişkin ücretlerin akdin feshedildiği ayın kazancına, fazla mesai ücretinin fazla çalışmanın olduğu ay/aylara  mal edilerek prime tabi tutulması  gerektiğinden,  sigortalıya yapılacak olan ödemelerin içinde akdin feshinden önceki sürelere ilişkin ücret ve ücret mahiyetinde ödemeler olması halinde, ücret ve ücret niteliğindeki ödemelerin 5510 sayılı Kanun’un 80 inci maddesinde  belirtildiği gibi, ilişkin oldukları yani hak edildikleri ay/aylar itibariyle sigorta primi kesintisine tabi tutulması,   bu nevi ödemeler nedeniyle geriye dönük aylık prim ve hizmet belgesi verilerek sigorta primlerinin ödenmesi gerekmektedir.

İLETİŞİM Ankara Merkez : Mithatpaşa Cad. No:16/21 Çankaya / Ankara +90 (312) 4333435 ankara@bariserdem.com
İstanbul Şube : Feneryolu Mah. Atılay Sok. No:4/17 Kadıköy / İSTANBUL +90 (216) 6881417 info@bariserdem.com
Copyright © 2016 BARIŞ ERDEM Danışmanlık web tasarım studyocrea